Hüve’l Bâkî
Emr-i hâk ile emrâz geldi tenine
Bulmadı sıhhât vücûdu sebep
Oldu mevtihî âkibet erdi
Ecel rihlet göründü cânına
Okuyup bir Fatiha ihsân edeler ruhuna
Merhum ve mağfurun ilâ Rabbihi’l Ğafûr
Uzunçarşılı Hacı Hüseyin
Alemdâr ruhuna Fatiha
Fi sene 1239 Şaban
Mezartaşı Çözümlemesi
Tahtakale Yavaşça Şahin Cami bahçesindeki mezartaşı çözümlemesi:
Osmanlıca Mezartaşı
Hüve’l Bâkî
Beni kıl mağfiret ey Rabb-i Yezdân
bihakkın arş-ı âzâm nûr-i Kurân
Gelüb kabrim ziyaret iden ihvân
ideler ruhuma bir fâtiha ihsân
İmâmeci Köse Ahmed Ağazâde
Merhum ve mağfur el-hâc Mustafa
Ağanın ruhuna Fâtiha
fi sene 1239 Cemaziye’l-âhir
(miladi 1824)
imameci: Kehribar vesair malzemeden tesbih imamesi yapan ustalara verilen ad.
Salât-i hamseden mahrûm kalmış mürûr-ı eyyâm bu mâʻbed-i zîbâ
Bu kişver feth olunmazdan mukaddem var imiş bu câ-yı dil-küşâ
Muahhar eylemiş müʻmine nasîb bu mescid-i aʻlâ vü vâlâ
Haberde gelmiş idi “Hayrü’l-mal men enfekahu fî sebîli’llâh”
Ashâb-ı hayrâtdan Hacı Kadrî eyledi saʻy ile himmet
Her kula müyesser eylemez Mevlâ şimdi olduk sâni-i bî-hem-tâ
Hayra saʻy ettiği içün eylesin Hudâ âhiretin maʻmûr
Bâniyânın murâdı ancak duâ-yı hayr ile yâd olsun için dâimâ
Lutf ile imdâd eyleyip Mevlâ dedi gevher târîhin Kadriyâ
“Gelip bu bânisi eyledi gaye bu câmi-i Kalenderi ihyâ”
H. 1271 / M. 1854-55
Bu cami yanarak harap olmaya yüz tutmuştu; hamdolsun, Hazret-i Allah, şimdi cihanın şahlar şahının sayesinde nasip etti. Bu şirin mabed, beş vakit namazdan mahrum kalmıştı. Bu gönül açıcı yer, belde feth edilmezden önce de varmış ve sonradan bu yüce mabed müslümanlara nasip edilmiş. “Malın hayırlısı, Allah yolunda sarf edilendir” hadis-i şerifinin haberi gelmişti. Hayır sahiplerinden Hacı Kadri himmet ve gayret etti ki Allah her kula nasip etmez, şimdi benzersiz ikinci tamircisi olduk. Allah, hayra gayret ettiği için âhiretini mamur etsin zira hayır yapanların dileği sadece hayır ile hatırlanmaktır. Mevlâ, lütfu ile yardıma koşup Kadri cevher tarihini söyledi: “Gelip bu yaptıran Kalender Camii’ni ihya eyledi”
Kalenderhane CamiiHamdillah sâye-yi şehinşâh-ı cihânda nasîb eyledi Hazret-i Mevlâ Harâb-âbâd olmuş idi el’ân isâbet eyleyüb ihrâka Salât-i hamseden mahrûm kalmış mürûr-ı eyyâm bu mâʻbed-i zîbâ Bu kişver feth olunmazdan mukaddem var imiş bu câ-yı dil-küşâ Muahhar eylemiş müʻmine nasîb bu mescid-i aʻlâ vü vâlâ Haberde gelmiş idi “Hayrü’l-mal men enfekahu fî sebîli’llâh” Ashâb-ı hayrâtdan Hacı Kadrî eyledi saʻy ile himmet Her kula müyesser eylemez Mevlâ şimdi olduk sâni-i bî-hem-tâ Hayra saʻy ettiği içün eylesin Hudâ âhiretin maʻmûr Bâniyânın murâdı ancak duâ-yı hayr ile yâd olsun için dâimâ Lutf ile imdâd eyleyip Mevlâ dedi gevher târîhin Kadriyâ “Gelip bu bânisi eyledi gaye bu câmi-i Kalenderi ihyâ” H. 1271 / M. 1854-55
Dil nazargâh-ı hüdâdır, yıkma kalbini kimsenin
Kâbe’i Merve safâ’dır, yıkma kalbini kimsenin
Mü’min isen al ele bir mü’minin gönlünü çalış
Zîrâ kavl-i Mustafâ’dır yıkma kalbini kimsenin
Şol kişi kim dâimâ gönlün yıkar dervişlerin
Tâ’at-ü zühd ve hebâdır yıkma kalbini kimsenin
Mü’minin kalbidir Allahın evi sen bilmedin
İnkisâr etme hatâdır, yıkma kalbini kimsenin
Ey Nizâmoğlu gönül yap kim bilir kimde ne var?
Hak ile dil âşinâdır yıkma kalbini kimsenin
Yahyazâde Ahmet Efendi ÇeşmesiYahyazâde Ahmet Efendi ÇeşmesiYahyazâde Ahmet Efendi Çeşmesi
Yapılış Tarihi: H. 1138 / M. 1725-1726
İnşa Kitabesi:
Hazret-i Ahmed Efendi yaʽnî Yahyâ-zâde kim
Eyleyip ihlâs-ı niyyet kıldı bu hayrı emel
Oğlu Feyzullâh Efendi’ye vasiyyet eyleyip
Fi-sebîlillâh akıttı mâ’-i câri bî-bedel
Hayrını makbûl ede Hak kendini mağfûr edip
Cennet-i aʽlâda Kevserden vere hayrü’l-bedel
Dedi yek mısra ile târîhini bu müstemend
Ayn-ı kâmil âb-ı Yahyâ-zâde hayr-ı bî-bedel
Günümüz türkçesi:
Yahyazâde Ahmet Efendi Hazretleri
halis niyet ile bu hayır işini arzuladı.
Oğlu Feyzullah Efendi’ye vasiyet edip
Allah yolunda benzersiz bir su akıttı.
Allah, kendisine mağfiret edip hayrını makbul eylesin.
Hayrına karşılık olarak cennette Kevser’den içirsin.
Bu âciz kul, tarihini tek mısrada söyledi:
“Güzel bir çeşme, Yahyazâde suyu, eşsiz bir hayır.”
Tamir Kitabesi;
Bu çeşme seksen seneden beri harâb olup muattal kalmış ve sâhibetü’l hayrât Hâce Atiyye Hanım bu kere mükemmelen çeşmeyi taʽmîr ve su yollarını tecdîd etdirip bâniye-i sâniye ünvanını almıştır.
23 Rebiülevvel 1312
(24 Eylül 1894)
(Bu çeşme seksen seneden beri harap ve kullanılamaz durumda kalmış ve hayır sahibi Hacı Atiyye Hanım çeşmeyi mükemmel bir şekilde yaptırıp su yollarını yenileterek çeşmenin ikinci yaptıranı ünvanını almıştır.)
Adres:
Derviş Ali, Saray Ağası Cd. No:57, 34087 Fatih/İstanbul
Kadırga Liman Caddesi’nde yer alan 1193 H. (1779) de Esmâ Sultan tarafından vakfolunan namazgâh (namaz kılınan yer – küçük açık mescit)
ESMA SULTAN ÇEŞMESİ ve Namazgahı- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ ve Namazgahı- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ ve Namazgahı- KadırgaESMA SULTAN ÇEŞMESİ ve Namazgahı- Kadırga
“ Dürret-ül tâc-ı kerem dohter-i Sultan Ahmed”
Kerem tacının incisi, Sultan Ahmet’in kızı,
“ Yaptı bu çeşme-i dil-cûyi rizaenlillah”
Bu gönüle hoş gelen çeşmeyi Allah rızası için yapdırdı
“ Taşnegân-ı ümemi eyledi yekser reyyan”
Ümmetin susamışlarını suya kandırdı
“ İki cânibde iki çeşme olub iki cenah”
“ İtdi kuş gibi bu hayr evc-i kabule tayeran”
İki tarafta iki çeşme iki kanat gibi olup bu hayır eseri kuş gibi kabul göğüne uçtu
“ Eyleyüb cümle-i hayratını makbul-i Hüdâ”
Allah, bütün hayırlarını kabul eyleyip
“ Katre-i âbı kadar ide sevabın ihsan”
Suyunun damlası kadar sevap ihsan etsin
“ Zevci merhum Veziriâzamı Muhsinzade”
“ Ruh-i pâkin ide Hak nâil-i ecr-ü ğufrân”
Eşi merhum veziriazam Muhsinzade’nin temiz ruhunu Allah, ecir ve mağfirete nail eylesin.
El çekip bil cümleden ettim bekâya rihleti
Terk edip geriye malı mülkü devleti
Kim gelip kabrimi ziyaret eyleyen ihvânımız
Okusunlar ruhum için “Kul Huvallah” ayeti
Sâbık Etmekçiler (ekmekçiler) Kethudâsı merhûm
v’ağfûr ilâ rahmeti rabbihi’l Ğafûr El-Hâc
Hasan Ağanın ruhu için el-Fatiha
Sene 1243 Hicri (Miladi 1828)
Fî 24 Cemâziyel Evvel
İstanbul Fatih Karadeniz caddesinde bulunan bir mezartaşı:
Hüve’l Bâkî
Eşrâf-ı Kuzattan (Kadılar Eşrafından)
Sâbikân serlevhâ-i yesâr
Lâdikîzâde merhum
Ve Mağfûrun lehu İbrahim Şerif Efendi
Ruhu için El-Fâtiha
Sene 1240 Hicri (Miladi 1824)
NAKŞIDİL VALİDE SULTAN ÇEŞMESİNAKŞIDİL VALİDE SULTAN ÇEŞMESİNAKŞIDİL VALİDE SULTAN ÇEŞMESİNAKŞIDİL VALİDE SULTAN ÇEŞMESİNAKŞIDİL VALİDE SULTAN ÇEŞMESİ
Sağ kısım kitabesi
Ayn-ı reʽfet menbaʽ-ı eltâf Han Abdülhamîd
Feyz-i eyyâmında cârî resm-i ihsân ü nevâlPerde-pûş-ı ismeti Nakşî kadın hazretleri
Mâder-i şehzâde-i Sultân Mahmûdü’l-hisâl
Orta kısım kitabesi; Dâr-ı hayyâtını gördü âb yok yüksük kadar
Teşnelikden sâhası pejmürde çün huşk-misâl
Su deyü sükkânı iğneyle kuyu kazmak gibi
Oldular usret çekip bir çırpıdan hep bî-mecâl
Çeşme-sâr edip binâ rûh-ı Hüseyni kıldı şâd
Fîsebîlillâh bast etdi nice mâl ü menâl
Âb-ı sîmînin gören seyyâl zerrîn lûleden
Altın olukdan su dünyâsı çıkar eyler hayâl
Sol kısım kitabesi;
Katresince iki âlemde verip ecr-i cezîl
Tâ ebed katʽ etmeye hayr ü sevâbın Zü’l-Celâl
Su gibi târîhin icrâ kıldı atşâna Münîb
Çeşme-i Nakşî Kadın’dan gel gel iç âb-ı zülâl
1 Merhamet kaynağı, cömertlik menbaı Abdülhamid Han’ın
feyizli devrinde iyilik ve bahşiş teşrifatı caridir.2 İffet perdesinin örtücüsü, övülmüş huyları olan
Sultan Mahmut’un şehzadesinin annesi Nakşî Kadın Hazretleri,3 yılanlar evine dönen yeri yüzük kadar suyu akmaz bir
halde, çevresi susuzluktan kupkuru kalmış gördü.
4 Orada oturanlar, su arzusuyla iğneyle kuyu kazmak
gibi zorluklar çekmekten güçsüz düştüler.
5 Allah yolunda nice paralar harcayarak çeşmeler
yaptırıp Hz. Hüseyin’in ruhunu şad etti.
6 Kurnasından gümüş suyunu akar gören,
altınoluktan sular aktığını hayal eder.
7 Celal sahibi Allah, iki âlemde damlaları adedince
sevap verip ebediyen hayırlı ve iyi işlerini kesintiye uğratmasın.
8 Münip, susamışlara tarihini su gibi akıttı:
“Gel, Nakşî Kadın Çeşmesi’nden tatlı su iç.”