Uçak Dediğin…

Wenzhou ve Ningbo şehirleri arası eskiden yol çok kötü olduğu için 4-5 saat sürüyor ve ulaştığınızda zaten harap bir hale gelmiş oluyordunuz.

O sıralarda cankurtaran niyetine uçaklara binebilirdiniz. Ama gelen uçak pır pır uçaklardan… Uçağa bindiğinizde ağır bir koku, sanki sizden önce koyunları taşımışlar dersiniz :))

Birkaç kez bu uçaklarla uçma şerefine nail olduk biz de…

Sonradan kaldırdılar bu güzelim uçakları seferden.. Ne de üzülmüşümdür!!!

9.06.2003

Ahır Otel

Kanton Fuarı sırasında Çin’de otellerde fiyatlar astronomik rakamlara ulaşır. 30 dolara kalınan oteller 250 dolar isterler sizden…

Senelerce kaldığımız Liu Hua Otel vardır orada, hemen fuara yakın diye kalırız.. Normalde 3 yıldız ve temiz de sayılmaz..Sırf fuardan daha fazla faydalanabilme uğruna kalırız orada…

2002 yılında otele geldiğimizde normal odaların dolu olduğunu ve bize SUIT oda vereceklerini söylediklerinde kabul etmekten başka çaremiz kalmamıştı zaten. O saatten sonra otel ve oda bulmak zaten mümkün değildi…

Otele giriş yaptıktan sonra odaya geldiğimizde yaşadığımız tam bir şoktu… Oda rezaletti ve acaip kokuyordu. Güya suit odaydı , genişti gerçi ama yatabilene aşkolsun…

Hemen resepsiyonu aradım ve bu odada kalamayacağımızı belirttim. Bir görevli en sonunda bir oda bularak beni oraya gönderdi. Diğer 2 arkadaş ise bu SUIT odada bu gecelik kalmak zorundaydılar…

Sabah kahvaltılıklarımızı almak için arkadaşların odasına geldiğimde tüm geceyi uyuyamadan geçirdiklerini öğrendim.

İnanın 250 dolar değil 10 dolar verilmeyecek bu odaya bir de utanmadan SUIT ODA diyenlere ne demeli bilemiyorum….

Millet rant gelir elde etme peşinde ……. Almanya Frankfurt’ta da bu böyle, Çin Guangzhou’da da….

9.06.2003

Tiryakilik Zor İş!

Singapur Havayolları ile Singapur’a uçuyoruz. Uçağımız o dönemde İstanbul’dan çıkıp, Suudi Arabistan’ın Dhahran kentine inip 1 saat yakıt molası ve yolcu alıyor ve Singapur’a devam ediyordu.

Uçakta sigara içme yasağının ilk başladığı dönemdi. Tiryakiler krize girmiş ve sigara sayıklamaya başlamışlardı daha 4 saatlik ilk uçuş sonrası. Uçak kenarda beklerken, yakıt alımı için yakıt tankeri uçağa yanaşmıştı.

Biz açılan yan kapılardan yemek ve içecekleri getiren hizmetlileri incelerken , bizim tiryakiler hosteslerle pazarlık yapmaya çalışıyorlardı.

– Birer sigara içsek ne olur? Söz içeriye atmayacağız izmaritleri!!!!

İşin ilginç tarafı, izmaritleri dışarı atmaları daha tehlikeliydi çünkü yakıt tankeri hemen altımızdaydı…..

Bir sigara ve bummmmmmmm :)))

Tiryaki o kadar krize girmiş ki…. düşünemiyor bile :)))

9.06.2003

Tesadüfün Böylesi

Singapur Havayolları ile uçtuğumuz bir seyahatte, Singapur’da kalırsanız bir gece 5 yıldızlı otel sadece 50 USD gibi bir fiyata kampanya yapılmıştı…

Bir gece hem kalalım,dinlenelim hem de gezelim diyerek kabul ettik ve Hilton Otelini seçtik…

Akşam otelden çıkıp yürüyüş yapalım dedik ve karşımda otel kapısında uzun zamandır göremediğim bir arkadaşı görmez miyim?

Türkiye’de görüşmemizin kolay olmadığı bu insanı, taa Singapur’da görmek nasıl bir tesadüf oluyorsa :)))))

6.06.2003

Uçakla Gelmeyen Bavullar

Shanghai’da önemli bir iş görüşmemiz vardı ve sadece birkaç saat sürecek bir toplantıydı….

Spor kıyafetlerle bindik uçağa Hong Kong’dan…. Shanghai havaalanına indiğimizde bavullarımızın gelmediğini gördük….

Bize söylenen, bir sonraki uçağın ertesi gün akşamüstü geleceği ve bavullarımızı otelimize gönderecekleriydi….

Çaresizdik..Otele elimizi kolumuzu sallayarak geldik… Geceyi aynı kıyafetlerle yatarak geçirdik…. Toplantıya da aynı kıyafetlerle girdik :)))

İşlerimiz bittikten sonra bavullarımız otele gelmişti:)))

6.06.2003

İstasyon Problemi

Gene Guangzhou’dayız…. Fuarda işleri bitirmişiz…. Hong Kong’a geçeceğiz ve bu sefer hızlı trenle….

Saat 3’e almışız bileti hemde haftalar önceden rezervasyon yaparak çünkü fuar zamanı biletler bulunmuyor….

Saat 1’de otelden check out yaparak taksiye binip istasyona geldik… Rahat rahat bavullarımızı yükledik el arabalarına ve girdik içeriye….Information masasına gidip Hong Kong trenini sordum…. ve maalesef bu istasyondan kalkmadığını ve şehir dışındaki yeni istasyondan kalktığını söyleyince bir anda saate ve bavullara ve kalabalık trafiğe baktım…….

Hemen bir taksi bulup atladık…Diğer istasyona geldiğimizde tren çoktan çıkmıştı yola….

Çaresiz gene taksi kiralayıp Shenzhen sınırına doğru yola koyulduk….Akşam uçağımıza da kıl payı yetişebildik …Yaşadığımız stres cabası……

6.06.2003

Burası Çin Hemşerim!!!

Hep bize ait sanırdım şu deyimi…. BURASI TÜRKİYE KARDEŞŞİM!!!

Guangzhou Fuarından dönüyorduk…. Havaalanına geldik… Hong kong’a uçacağız ve oradan da transit olarak Tayvan’a geçeceğiz…. 4 kişilik bir grubuz…..

Havaalanında acaip bir kalabalık ve maalesef insanlar balık istifi gibi sıralanmış… Sıra bize geldi en sonunda…. Bana görevli dönerek, Siz uçamazsınız…..demez mi? Neden? Çünkü biletinizi okeyletmemişsiniz…. İyi ama biz 4 kişiyiz diğer 3 arkadaş nasıl oluyor da uçabiliyor da ben uçamıyorum aynı grubun içinde herşeyi beraber ayarladığımız halde?

– Burası Çin!!! demez mi görevli???

Ellem ettik kallem ettik maalesef uçağa bir türlü binemedim…. Arkadaşlarımı Tayvan’a uçakla yolladım ve Shenzhen’e bir taksi kiralayarak geçtim…Gece geç vakitte Hong Kong sınırını geçerek orada 2 gün boyu arkadaşları beklemek zorunda kaldım..

Burası ÇİNNN Kardeşşimmmm!!!

6.06.2003 

Bu Nasıl Bir Camii?

Bir Hong konglu arkadaşım vardı… Müslüman olmuştu yeni…. Buradan giderken özellikle seccade ve tesbih götürmemi rica etmişti…

Giderken yanımda götürdüğüm istediği eşyaları vermek için buluştuğumuzda bana yakındaki camiye gidebilirmiyiz diye sordu… Hayatında ilk kez bir camiye gideceği için yanında birisi olsun istiyordu… Tabii ki kabul ettim ve yürümeye başladık dediği camiye doğru..

Geldiğimiz CAMİ? ilginç bir yerdi…Hiç te camiye benzemiyordu işin garibi.. Kapıda hintçe birşeyler yazıyordu ve sarıklı hintliler girip çıkıyordu…
Burası camii değildi ve SİH TAPINAĞIYDI…. Yeni müslüman olan arkadaşımız her gördüğü sarıklıyı müslüman sanmış ve burayı da camii sanmıştı…

Kendisini alıp daha önce geçerken dikkatimi çeken camiye götürdüm… İşte cami bu dedim….

Burada dikkat çeken şey aslında müslüman=sarık mantığı……Müslümanlığı seçen biri bile bu şekilde bir önyargıya sahipse bırakın gayri müslimleri ne düşünürlerse düşünsünler artık……..

6.06.2003

Taksi

Shanghai’daydık.. Bir adrese gidecektik…Bir taksi çevirdik…. Adama adresi gösterdik. Adam başladı gülmeye…Şaşırmıştık..

Karşı binayı işaret etti….. Gideceğiniz yer şu bina diye gülüyordu ….:)))))

6.06.2003

İhtiyar Taksi Şoförü

Akşam vaktiydi… İşleri bitirip, bizim yemeklere en yakın yemekleri yapan Kunming Restaurant’a doğru yola koyulduk.

Otelden çıkıp bir taksi çevirdik… Elimizde gideceğimiz restoranın adres kartı vardı ve hemen uzattık şoföre… Şoför oldukça yaşlı bir çinliydi. Gözleri iyi göremediğinden olacak şişe dibi bir gözlüğü vardı.. Kartı eline aldı… okuyamadı… Okuma lambasını açtı, gene okuyamadı…. Kartı okuyabilmek için belli ki ışığa ihtiyacı vardı….

Cebinden bir çakmak çıkardı.. çakmağı çaktı ve gözünün ucuna kadar yakınlaştırdı kartviziti…. O okumaya çalışırken ateşe çok yakın tuttuğu kartvizit alev almaya başladı ………

Biz kahkahalarla adama gülerken, bir de bozulmaz mı amca? Güler misin ağlar mı?

Böyle şoförler sadece bizde olacak değil ya:))))

6.06.2003